Hikayeler

Değerli katılımcılar,
Gün içinde verilen kelimelerden oluşturduğunuz hikayeleri, lutfen aşağıdaki yorum kutusuna yazınız...

Herkesin bir hikayesi vardır tezinden hareketle,  verdiğimiz kelimeleri aşağıda tekrar bilgilerinize sunuyoruz.. Kaleminiz bol olsun.. Kolay gelsin...

Teknoloji ve Liderlik Forumu

21.Yüzyıl, öğrenci, donanım, proje, eylem planı, insan kaynakları internet, beceri, eğitim, öğretim, bilgi, web 2.0, sınıf, okul, öğretmen, eğitim yöneticisi, eğitim müfettişi, liderlik, birey olmak, içerik, sosyalleşme, bakanlık, strateji, taktik, softalık, bilgelik, liderlik forumu...

9 yorum:

YUNUS SAVAŞ dedi ki...

Sizlere gelmiş olduğum okulumdan bahsetmek istiyorum.Okul olarak içinde bulunduğumuz 21. yüzyıl da öğrenci odaklı eğitimi eğitimin merkezine yerleştirmiş bulunmaktayız. Bununla birlikte okulumuzun donanım olarak eksiklikleri bulunmaktadır. Eğitim yöneticimiz eylem planını gelmiş olduğu Liderlik forumu kursunda öğrenmiş fakat okuluna uygulama fırsatı bulamamıştır. İnsan kaynaklarını daha verimli kullanılması için gerekli hizmetiçi eğitim çalışmaları yapılmakla birlikte gerekli sonuçlar elde edilememektedir. Okulumuzda internet erişimi bulunup eğitim öğretim ve bilgi edinmek amaçla öğretmen ve öğrencilerimiz tarafından kullanılmaktadır. Fakat internet kullanımı içerisinde öğretmenlerimiz web 2,0 araçlarını etkili biçimde kullanmamaktadır. Bu durum Eğitim yönetimi ve Eğitim Müfettişlere tarafından eleştirilmekte öğrencilerin becerilerinin arttırılması sosyalleşmesi için gerekli olduğu söylenilmektedir.
Bağlı olduğumuz Milli eğitim bakanlığı web 2,0 araçları ile strateji ve taktik geliştirmek için kullanmakta bunlar için eğitimler düzenlemekte fakat eğitim sayısı yetersiz kalmaktadır. Bu durum öğretmenlerimiz tarafından softalıkla (şüpheyle) sofistike karşılanmaktadır. Bilgelik kendini bilmektir. Kendi eksikliğini bakanlıkta aramamaktadır. yunus savaş

özdemir dedi ki...

Bir varmış bir yokmuş

Bundan çook ama çok uzun zaman önce taaa 21. yüzyılda çok da mutlu olmayan insanların yaşadığı bir ülke varmış.
Bu ülkenin okullarındaki bütün sınıflarında bilgiye susamış öğrenciler eğitim-öğretim görmekte imiş.
Ülkenin insanlarının daha mutlu olmalarını isteyen ve eğitim konularına çok duyarlı olan eğitim bakanlığı, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve eğitim müfettişlerinin interneti daha etkili bir şekilde kullanmaları gerektiğine karar vermiş. Bu amaçla web 2.0 araçlarının verimli bir şekilde kullanılarak içerik geliştirme becerileri ile donanmış bireyler olmaları için stratejik plan yapılmış.
Eylem planı ile belirlenen proje ve taktikler ile insan kaynaklarının geliştirilmesi; liderlik özelliklerinin geliştirlmesi ile birlikte sosyaleşmelerinin de geliştirilmesi istenmekte imiş.
Bütün bunların sonucunda da insan kaynaklarının bilgelik yolunda bir adım daha atmaları ve böylece softalıktan kurtulmaları beklenmekte imiş.

Metin dedi ki...

BEYAZ LALELER ÜLKESİNDE

Güneş günün sonuna doğru yorgunluktan bitap düşmüş solgun yüzüyle dağların arkasına doğru sarkıyordu.Beyaz Laleler ülkesi de tıpkı bu güneş gibiydi.Savaştan sonra yıllarca ayrık otları ülkesinin sömürgesinden yorulmuş,yılmış umutsuz bir halde çaresizlikler içinde kıvranıyordu.Ülkenin yönetiminde softa bir başkan ve bu anlayışta yardımcıları bulunuyordu.Bu gidişatı gören Eğitim Bakanlığı artık bu işe bir çare bulmanın zamanının çoktan geldiğini hatta geçmekte olduğunu düşünerek bu kanuda en önemli görevin kendilerine düştüğü düşüncesiyle devlet başkanına çıktı.Ülkenin içinde bulunduğu durumu analiz ederek başkana ülkeyi bu olumsuz durumdan kurtaracak bir eylem planı hazırlamaları gerektiğini anlattı.Sofistik bir yapıya sahip başkanı ikna etmek kolay olmadı.Ancak eğitim bakanı elinden gelen tüm çabayı sarfederek başkanı ikna etmeyi başardı ve hemen işe koyuldu.Önce iyi bir eylem planı hazırlamak için ülkenin bütün eğitimcilerini;öğretmenleri,eğitim müfettişlerini,eğitim yöneticilerini topladı.Bunların içerisinden insan kaynakları biliminden yararlanarak asrın tüm gerekleriyle dananmış;bilgi birikimli ,teknolejiyi,interneti,web 2.0 araçlarını kullanmayı bilen, teknolojiyi kullanma,eğitim ve öğretim becerisi yüksek,liderlik özelliğine sahip bilge kişilerden bir ekip oluşturdu.Oluşturulan bu ekip ile günlerce toplantılar yaptılar, tartıştılar ve bir eylem planı hazırladılar.Bu eylem planında bir taraftan sömürgesi altında bulundukları ayrık otları ülkesinin sömürüsünden kurtaracak,bir taraftan sofistik düşünceli softa yönetimi bu düşüncesinden kurtarıp değişimi sağlayacak ve öbür taraftan ülkenin kalkınmasını sağlayarak 21.y.yıla hazırlayacak stratejiler belirlediler,taktikler geliştirdiler,projeler üretip insan kaynaklarından yararlandılar.Vatandaşlarını bir taraftan bilge bireyler olarak yetiştirmeyi diğer taraftan toplumun birer üyesi olan bu bireylerle sosyalleşmeyi de sağlayarak toplumun dönüşümünü gerçekleştirmeyi amaç edindiler.Bunun için içeriği dolu ve donanımlı ders programları hazırladılar. Eylem planını hazırladıktan sonra bu bilge topluluk ülkenin bütün eğitimcilerini,eğitim yöneticilerini,müfettişlerini,
öğretmenlerini hizmet içi seminerlerden geçirip eğittiler ve hazırladıkları bu eylem planının uygulanmasında liderlik yapmalarını istediler.Ülkenin dört bir tarafına dağılan bu lider adaylarından öğretmenler sınıflarında öğrencilerini eğitim ve öğretim konusunda,eğitim yöneticileri okullarında personeline liderlik konusunda,müfettişler de hazırlanan eylem planında belirlenen strateji,taktik ve projelerin uygulamasını denetim konusunda hummalı bir çalışmaya girişti.Önce öğrencileri,içeriği tatminkar ve dolu öğretim müfredetlar doğrultusunda,teknolojiyi kullanmaktan haz duyan,interneti iyi ve doğru kullanabilen,web2.0 araçlarını kullanma becerisine sahip bireyler olarak yetiştirdiler.Aynı zamanda içinde yaşadıkları toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek donananımlara sahip olarak toplumu aydınlatma görevi vererek kendileriyle birlikte topluma liderlik yapmaları sağlanarak sosyalleştirdiler.Böylece uygulamaya okullardaki sınıflardan başlayarak öğrenciler hazırlanan eylem planına göre belirlenen strateji ve taktikler doğrultusunda asrın normlarıyla donanmış bir şekilde yetiştirildiler.Topluma çıktı olarak verilen bu bireyler yani öğrenciler uygulanan bu taktiklerle toplumun birer üyesi olarak ülkenin değişimini sağladılar.Böylelikle beyaz laleler ülkesi kısa bir zaman sonra hem ayrık otları ülkesinin sömürüsünden kurtuldu,hem softalık yönetimi sona erdi hem de hızlı bir kalkınma hamlesiyle mutluluk kelebeklerinin uçuştuğu 21.y.yılın star bir ülkesi haline geldi.Etrafı ayrık otlarıyla sarılmayan Beyaz laleler şimdi ne kadar neşeli ve ne kadar mutlu bir bilsen...

tolga dedi ki...

21.yüzyılın başından itibaren tüm dünyada büyük değişimlerin yaşandığını görmekteyiz.Bu değişimler sonuç olarak tüm alanlarda kendini göstermektedir.Burada eğitim kurumlarımıza ve okullarımıza çok büyük görevler düşmektedir.Eğitim ve öğretim alanlarında bu değişimlere ayak uydurabilecek öğrenciler yetiştirmeliyiz.Öğrencilerimizi gerekli bilgi ve becerilerle yarına hazırlamalıyız.Eğitim yöneticilerimiz birer lider olmalı,bakanlığımızla uyum içerisinde çalışmalıdır.Eğitim müfettişlerimiz gereken kordinasyonu sağlayabilmelidir.Denetleyici konumumdan yol gösterici konumuna geçmelidirler.Bakanlığımız bu konuda yeni birtakım projeler,eylem planları ve birtakım uygun taktikler geliştirmelidir.Okullarımız bizleri bilgiye kolayca ulaştırabilecek internet bağlantıları ve web 2.0 araçlarını kullanabilecek bir yapıda olmalıdır.Sınıflarımız gerekli donanımda olması gerekmektedir.Burada insan kaynakları olan öğretmenlerimiz de gerekli hizmet içi eğitimden geçirilmelidir.Öğretmenlerimiz softalıktan uzaklaştırılıp,bilgelik alanında bir adım atmış olmalıdır.Eğitim programlarının içeriği düzenlenirken çocuklarımızın sosyalleşmesine ve toplumumuz yararına fayda sağlayacak bir yapı içerisinde yetiştirilmesine dikkat etmeliyiz.

ayşe suna dedi ki...

SEVİNÇ ÖĞRETMENİM

Sevinç Hocamı yirmi yıl kadar önce Gazi Ünv. ne adımımı attığım ilk gün görmüş ve çok sevmiştim.Gözlerindeki ışığın benimkiyle aynı tonda olduğunu hissettiğim an yüreğimi yüreğine, beynimi beynine yaslayabileceğim, öğretmenden ziyade sağlam bir dost kazandığımı anlamıştım.Bana öğretmenliği sevdiren ve nasıl iyi bir öğretmen olunur sorusunun canlı yanıtı olan bu değerli insanla nedendir bilmem bir süre sonra iletişimimiz koptu.Ta ki bugüne kadar….
Bu kursun en büyük faydasının 21. yüzyılın gereği olan teknolojinin kullanımına dair bende ciddi bir farkındalık yaratacağını,ufkumu genişleteceğini ,internet becerilerime yenilerini ekleyeceğini ,var olanları pekiştireceğini ,eğitim öğretime dair paradigmamı alt üst edip beni farklı bir paradigmaya taşıyacağını sanıyordum.Aslında yanılmamışım.2 günde bile ciddi bir farklılık yarattı bende.Her şeyden önce kafam karıştı.Kafa karışıklığı iyidir derdi Sevinç Hocam.Düşünmeyi alışkanlık haline getiren beyinlerin çok sık kafası karışır ve emin ol doğru yanıtları hep bu kafası karışıklar verir. Sorgusuz sualsiz kabule hazır beyinler kolay lokmadır.Onlar sadece var olan düzenin devamını sağlayabilir.Ama sen kabul etmeden önce soruyorsun, anlamaya çalışıyorsun, şüphe etmeden gerçeğe nasıl ulaşabilirsinki?Softalık senin karakterinde var. Yalnız beyninin değil, ruhununda doyup, bilgeliğe ulaşabilmesi için sormaya, sorgulamaya devam edeceksin!…

ayşe suna dedi ki...

20 yıl önce kurulan bu cümleler eskimemiş öğretmenim.Bugün yüzünüze baktığımda gözlerinizdeki ışığın hala benimkiyle aynı renkte olduğunu gördüm. Orta yaş yorgunu ruhum 20 yıl öncesine dönüp yine sığındı dudağınızdaki sıcacık tebessüme.Öylesine özlemişim ki sizi…. Sesinizdeki samimiyeti, koruyup kollmaya hazır duşunuzu.. Bir fincan kahveye neler sığdırmadık ki bu kısacık öğle tatilinde…
Bana “herşey büyük bir hızla değişiyor Ayşe farkında mısın?” dediniz..Hiç bir şey yerinde durmuyor.Evler, arabalar, caddeler ,sokaklar değişiyor.Alışkanlıklarımız değişiyor.Kısacık bir zamanda nasıl olduğunu anlayamadan parçalanıp, yerini tamamen bambaşka bir şeye bırakıyor.Asla yapmam dediklerimizi şimdi hiç gocunmadan ve normalliğine inanarak yapar olduk.Dünün doğruları bugün yanlış oldu.Bugünün doğruları da yarına az gelecek, yetmeyecek..Mecburen ya gelişecek ya da değişecek..Çağa ayak uydurmak için değişmek zorundayız Ayşe..Eğitim fakültelerinin de değişmesi lazım.Müfredatının çağın gerisinde kalmaması için sürekli yenilenmesi gerektiğini biliyoruz.Yetiştirdiğimiz öğretmenler adayları ;donanımlı,eğitim yönetimi ve denetimi konusunda yetkin,liderlik becerilerine sahip,sosyal,öğrencisine bilgiyi vermekten ziyade bilgiye ulaşma ve ulaştığı bilgiyi kullanma yollarını öğreten, topluma hizmet etmekten zevk alan ,kendisi ile barışık sağlıklı bireyler yetiştirmeyi başlıca gayesi kabul eden kişiler olmalı.Hepimize çok iş düşüyor dedi. Kafasını kaldırıp gülümseyn gözlerle, neşe içinde oraya buraya koşuşturan, çimenlerin üzerine yayılıp sohbet eden, gazete kitap okuyan üniversite öğrencilerine iç geçirerek baktı...Umutluyum Ayşe dedi..Onları seviyorum..Tıpkı sizi çok sevdiğim gibi… Fincanı usulca tabağına bırakırken muzip bir edayla gülümsedi.Hadi seni Neşe Hanımın yanına da götürteyim, eminim seni görünce o da sevinir.Çok isterdim Hocam dedim ama tekrar dönmek zorundayım.Öğleden sonraki dersimizde oldukça önemli konular işleyeceğiz..Hayırdır? der gibi kafasını salladı. Gülümseyerek öğleden sonra işlenecek konuları anlatmaya başladım.Bugün bilgiyi paylaşma noktasında önemli bir görevi olan web2.0 araçlarını öğreneceğiz.Ayrıca bakanlığımızın oldukça büyük, yeni bir projesi var biliyorsunuzdur belki.. “Fatih?” Evet Hocam Fatih projesi..Bu projeyi kendi okullarımızda hayata geçirme aşamasındaki stratejilerimizi konuşup gurup bazında bir eylem planı hazırlayacağız..Projenin içeriğini ilk gün proje sorumlusundan dinledik.Kafama takılan birkaç şey oldu..Ama umuyorum ki uygulama aşamasına geçilene kadar soru işaretli tüm eksiklikleri gidereceklerdir.Oldukça istekli ve projeye inanan bir ekip tarafından hazırlanmış.Onlardaki heyecanı görüpte bu heyecana dahil olmamak hemen hemen imkansız….

Kurs bitmeden önce mutlaka bir kez daha görüşmek üzere ayrıldık hocamla…Koşar adım Eğitim Teknolojilerinin olduğu tarafa doğru yürümeye başladım.5 yaşındaki çocuğun kaybolmayacağı yerlerde bile kaybolabilme becerisine sahip olan ben, doğal olarak yine kayboldum.Neyseki adres sormaktan utanan sıkılan biri değilim.Sora sora buldum eğitim yuvamızı..İşte bu yüzden nefes nefeseyim…Ve işte yine bu yüzden yüreğimde onurlu bir burukluk var..
Hocam….sizi ne çok özlemişim…

mehmet dede dedi ki...

ZAFER
21.yüzyıl büyük bir tehditle karşı karşıyaydı.Cehalet her an hortlayabilirdi.Öğretmenler bilginin ve bilgeliğin ışığında insan kaynaklarını verimli kullanabilmek amacıyla eğitim öğretimi geliştirecek bir eylem planı ortaya koyabilecekleri bir proje geliştirirler.Kendilerindeki bu konuyla ilgili beceriye güveniyorlardı.Üstelik içlerinde kendilerine rehberlik edebilecek eğitim yöneticisi ve eğitim müfettişleri vardı.Ayrıca içlerinden müdür adını verdikleri liderlerini belirleyerek işe koyuldular.Bu mücadelede yapılacak ilk iş olarak öğrencilerde sosyalleşebilecekleri,sosyalleşirken de bireysel özelliklerini de unutmayacakları,boş bilgelik ve softalıklara pabuç bırakmayacakları bilincinin geliştirilmesi gerekiyordu. Mücadeleci öğretmen grubu bakanlığın stratejik planı ve kendilerinin geliştirdikleri taktiklerle internetin ve web 2.0 programlarının etkili bir silah olabileceği kararını verirler. Ellerindeki bu güçlü silahlarla karşısına çıktıkları cehaleti alt etmeyi başararak bireyin sosyalleşmesini , öğrencilerin geleceğe ve gelişmelere uyum sağlamalarını başarmış olurlar.

DİLEK dedi ki...

TEKNOLOJİ VE LİDERLİK FORUMU GÜNLERİM
İlerleyen teknoloji hızlı değişim geçiren yeni bir çağ kendimi yetersiz hissetmeme neden olmuştu.21.yüzyılın bizi daha çok zorlayacağı,donanım açısından tam kuşanmış olmamız gerekliliği ve bilgi kirliliğinden kurtulma çabalarım,çğrencilerime karşı yetersiz kalma korkum beni bu foruma başvurmaya itmişti.İlk başta çok fazla beklentilerle gelmesemde,ilk gün web2.0 ve İntel Öğretmen gibi .eşitli duymadığım sçzcüklerle karşılaşsamda gruptaki renk yelpazesi ve eğitim yöneicilerimizin konuşmaları bu kurstan çok şey kazacağıma işaret ediyordu.Zira kimler yoktu ki ...Farklı illerden gelen okul müdürleri, İl Milli Eğitim Şube Müdürleri,İlçe Milli Eğitim müdürleri,Eğitim Müfettişleri öğretmenler...
Bu geniş ve farklı türden katılım olan gruptan farklı beceriler, eğitim ve öğretim alanında öğrenecek çok şey vardı.
Grup etkileimi çok güzel olan bu kurs içinde sosyalleşme adınada bir adım daha ilerlemiş olmak güzeldi.Şimdi sırada eylem planı hazırlamak var.Biraz beni korkutsada hata yaparak öğrenmek daha kalıcı olacatır diye düşünüyorum.
Bu kursun kısa sürede bana kattığı faydalardan biriside birey olarak ve grup içinde kendimi sorgulama fırsatı bulmam oldu.Bu sınıf içerisinde yapmış olduğumuz şeylerden en güzelide etrafımızda olup biten değişen teknoloji ile internet çağına nasıl uyum gösterebileceğimiz konusunda farklı strateji ve taktikler ortaya koyarak,düşünenve gelişen bir varlık olan insanı bu çağın gerektirdiği teknolojik gelişmelerden koparmadan ruh sağlığımızı etkilemeden ihtiyaç duyduğumuz kadar kullanabilmek konusunda nsıl bir yol haritası çıkarmamız gerektiğini tartışmak oldu.
Bunların dışında Milli Eğitim Bakanlığının yrütmekte olduğu bir proje olan Fatih Projesi hakkındada kısa bir ön bilgi almış olmamız bu projeye daha farklı ve eleştirel bir gözle bakmamızı sağladı.Bilgelik yapmak istemem ama görünen köyde kılavuz istemez diye düşünerek bu pojenin alt yapı eksikliği sebebiyle başarıya ulaşamayacağı kaçınılmaz bir son gibi görünüyor.İçeriğin zenginleştirilmiş olması, farklı kaynaklardan derlenip ders sunumlarının artırılması elbette güzel bir yönü ancak daha buna hazır değliz diye düşünüyorum.Aklımızdaki soru işaretlerinin gideilmesini bekliyoruz.Hepimiz yapıcı eleştirel bir gözle bakmalıyız ki en doğruya uaşalım.
Ve benim hikayem burada bitmeyecek çünkü artık gelişen ve değişen yönlerimizle yeni ufuklara doğru yol almaya yeni hikyeler yazmaya devam edeceğiz.

Yüksel dedi ki...

GELCEĞİN YILDIZLARI

Onları koparmayın, gökyüzünden seçilmiş yıldızların arasından süzülüp gelen geleceğin Alparslan’larını Fatih’lerini ve Atatürk’lerini!
Onlar; dağlardan, bayırlardan geldiler.Körpe körpe kızıl siyah saçlarıyla yüzleri solmuş yılların sefaletinden çıkıp geldiler YİBO’ lara..Bizimle tanıştılar yanlışlıkla köyde öğrendikleri kelimeler çıktı ağızlarından, anne ! veya baba ! diyerek. Bizde hüzünlendik ilk geldiklerine bunlar bize emanet ama ya bizim çocuklarımız bizi kaybedip bu durumda olsalar dı diye…İçimizdeki sevgi aşk o zaman başladı işte.Çünkü gerçekten bizim çocuklar olabilirlerdi ! Biz bunları öyle belleyip gecemizi gündüzümüzü verdik Kumluca Atatürk YİBO’ya… Oradan bu yaz on yıl sonra ayrıldım, zorunlu rotasyonla.Bedenim ayrıldı ama ruhum ve beynimde hala oralar var unutmam da belki imkansız.
Neler yamadık ki onlarla o yağız ağızlı çocuklarımla . Okan dördüncü sınıfta gelmişti.Azimle çalıştı.Babasıyla ayrılardı.Belki içindeki baba hasreti yıllarca bitmeyecekti.Tek tesellisi onu seven öğretmenleriydi.Krosta ve Futbol da madalya kupa bırakmazdı almadık.Şimdi makine mühendisi olarak bu yıl mezun oluyor.Hala bizleri arar Yiboları konuşuruz.Aileleri cahildi ama kendileri okua azmindydiler.Eşref geldi ikinci sınıfa zayıf iradeliydi. Ağladığı zaman küçük kardeşi birinci sınıftaki Sabahattin teselli ederdi onu da ağlama diyerek. Eşref büyüdü emde çok büyüdü beş yıl sonra 500 ham puanla Türkiye birincisi oldu. İld yapılan törende Vali bey altınla ödüllendirdi.
Artık YİBO nun birde valisi olmuştu.Sorunlarına insan olarak yaklaşabilen.Bu öğrencilerle kalmamalıydı.Dershanelere dağıldılar birer birer ikişer ikişer üçer üçer.Sayın Valimiz İsa KÜÇÜK himayelerinde.Artık durmak yoktu eğitim yoldaşlarına. Sonu gelmeliydi.İlk Fen lisesi geldi. Uğur Eray AYHAN, daha nice öğretmen ve Anadolu liselerine öğrenciler.Öğrenciler il dışındaki eğim kurumlarına uçuyordu birer birer. Mevlütler, ,Muhammetler,Zehralar, Ayşeler.Mustafalar ve Cengizler.
Artık hedefteki üniversitelerden haber geliyordu. Mühendislik,Hukuk, öğretmenlik vb bölümler gidenlerden. Sayıları yüz ü bulmuştu üniversitelilerin.On yılda başarmıştık.Cumhuriyet marşında on yılda on milyon gen yerine fakültelileri.Okumalıydılar vatan millet sevgisiyle özgürce yaşamak karar vermek sevdasıyla.Bilimde Teknolojide 21 yy da bizleri de kendileri gibi yıldız yapmalıydılar.
Yibolar bu misyonu yürütüyor, bu vizyon da öğrenciler yetiştiriyor.Kıymayalım yibolara kapatmayalım kır çiçeklerinin yuvalarını, bozmayalım arılarımızın kovanlarını…




YÜKSEL YENİYAPI

Yorum Gönder

Konaklama ve Kurs Merkezine Ulaşım Haritası


Şunu daha büyük bir haritada görüntüle: Eğitim Teknolojilere Genel Müdürlüğü

Tavsiye Edilen Kitaplar

  • Batı Düşüncesinde Dönüm Noktası - Fritjof Capra
  • Devlet-i Aliyye - Prof. Dr. Halil İnalcık
  • Eğitim Üzerine - Jiddhu Krishnamurti
  • Geleceği Yönetmek - Erol Mütercimler
  • Kendini Yaratan İnsan - Gordon Childe
  • Teknopoli - Neil Postman
  • Türk Devlet Geleneği - Prof.Dr.Aydın Taneri
  • Öküzün A'sı - Barry Sanders